FerhatPusa.com Girizgâh

... bir Anka Kuşu gibi ...

( girizgâh'ı okumak istemeyenler, sol taraftaki numaraları tıklayarak; tercüme-i hal'i bölüm bölüm okuyabilirler )


Hiç kimse bir başkasının gözleriyle görüp, bir başkasının kalbiyle de hissedemediği için bir insanın tam olarak neler çektiği bilinmez. Fakat empati kurmak, insanlarla bağlantı kurma çabalarımızda sahip olduğumuz en güçlü araç olduğu için, karşılıklı empati kurarak, neden böyle bir sitenin olduğunu bu sayfada anlatmaya çalışacağım;

Hayat her şeye rağmen güzeldir, fakat varoluşumuz da ölümün acı gerçeğiyle gölgelenir.
Çünkü yaşanabilecek hiçbir mutluluk; ölümsüzlük arzusunu bastıramaz.
Geriye tek bir çare kalır; o da iz bırakmaktır!
Politik, sanatsal ve mali başarılar elde etmeye çalışmak; binalara, kurumlara ve vakıflara isimlerimizi bırakmaya çalışmak; hatta başaramadığımız ne varsa, çocuklarımızın başarmasını istemek; bu hayatta iz bırakabilmek adına yaptığımız bazı işlerdir...

William James der ki; '' eğer bir kişiyi toplumda başıboş bırakmak ve kimse tarafından fark edilmemesini sağlamak, fiziksel anlamda mümkün olsaydı; bundan daha zalimce bir ceza vermek gerekmezdi ''
Dolayısıyla insani güdülerimiz, değerli görülmek için her şeyi yapabilir.
Buna en güzel misâl de; ülkemizin ses sanatçılarından olan bir hanımın, çok çok zengin bir iş adamıyla evlenmesine rağmen; toplum tarafından unutulmamak için ve de değerli görülmeye devam edebilmek için, kasetlerinin tamamını eşine aldırtmasıdır.
Binaenaleyh kaseti en çok satılan sanatçı ünvanıyla ödül alarak; bir nevi maksadına ulaşmıştır.
Bu da değerli görülme arzusunun, maddiyattan çok daha öte bir ihtiyaç olduğunu gösteriyor...

İz bırakmayı ve de değerli görülmeyi istemek; hayatı boyunca bazı başarılar elde etmiş olan şahısların, ömrünün sonlarına doğru hayat hikayelerini yazmaya sevk eder...
Benim hayat hikayemi yazma arzum ise ekseriyete göre biraz daha farklı.
Zira geriye dönüp baktığımda; tecrübelerimin, tercüme-i hali oluşturmama neden olduğunu idrak ediyorum..
'' peki, neden okumalıyım? '' diye sorarsanız, bunun cevabını şöyle verebilirim;


- Görecelik kavramına göre '' zaman '' herkes için aynı değildir.
Meselâ; vâsıtanızla yol alırken, vâsıta içerisinde küçük bir işiniz olduğunu ve bundan dolayı da kırmızı ışığa denk gelmek istediğinizi düşünün.
Kırmızı ışığa geldiğinizde, vâsıta içerisinde alelacele işinizi yaparken; arkanızdan çalan kornayla veya selektörle irkilirsiniz.
Çünkü kırmızı ışık sönmüştür ve bu zaman sizin için çok çabuk geçmiştir.
Bir de çok acil yetişmeniz gereken bir durum olduğunu, adeta saniyelerin hayati önem taşıdığı bir anı düşünün.
Kırmızı ışığa geldiğinizde, o saniyeler geçmek bilmez ve süre biraz önceki örnektekiyle eşit olsa bile; etkisi ondan katbekat daha uzundur...
Dolayısıyla zaman kavramı, içinde bulunulan şartlara göre şahıstan şahısa göre farklı algıyla işler...

- Görecelik kavramına göre '' bahtiyarlık '' anlayışı da herkes için farklıdır...
Meselâ; hayatı boyunca istediği tüm başarıları elde etmiş, dünyaca ünlü insanları düşünün.
Maddi anlamda dünya'da cenneti yaşayacak imkanları olmalarına rağmen; manevi anlamda dünya'da cehennemi yaşarlar.
Çünkü onlar her şeyin en iyisini isteyip, her şeyin en iyisini elde ettikleri için artık isteyebilecek bir şeyleri kalmamıştır.
''memnuniyetsizlik'' acısını en ağır halde tecrübe ettikleri için kendilerini sapkınlıklara, içkiye, uyuşturucuya vermişlerdir ve artık hiçbirisi tatmin etmeyince de, altın vuruş yaparak hayatlarına veda ederler...

Bunun zıttıyla ilgili ise '' dertsiz çoban '' diye bir hikaye vardır;

{{ Adamın birisi, bir gün, durup dururken kör olmuş. Çaresiz bir şekilde doktor doktor dolaşmaya başlamış. Ancak gittiği tüm doktorlar adamın neden kör olduğunu tespit edememiş.
Doktorlar,
'' Gözlerinde bir hastalık yok ama görmüyorsun, biz senin durumundan bir şey anlayamadık '' diyerek  tedavi edememişler.
Doktorlardan umudunu kesen adam, derdine çare aramak için dünyayı dolaşmaya başlamış.
Gittiği bir dergahta kör adama;
'' bak efendi, sen bu derdinden kurtulmak istersen, hayatta hiçbir derdi olmayan bir adam bulacaksın, onun üzerindeki gömleği gözlerini süreceksin, böylece gözlerin tekrar görmeye başlayacak '' denmiş.
Bu söz üzerine adam yine yollara düşüp koca dünyada dertsiz birini aramış durmuş...
Günün birinde, bir dağda bir çoban olduğunu ve onunda hiçbir derdinin olmadığını öğrenmiş ve hemen söylenen o dağa doğru yol almış. Denildiği gibi dağda çobanı bulmuş ve derdini anlatmış.
Demiş ki:
'' Ey çoban; duydum ki senin bu dünyada hiçbir derdin yokmuş, doğru mu?
Çoban mahçup bir sesle ‘yoktur’ diyerek yanıtlamış adama. ‘Allah’a şükür benim hiçbir derdim yoktur.
Kör adam sevincinden ne yapacağını şaşırmış, onca zamandır beklediği an gelmiş çatmış, gözlerinin görmesini artık çok az bir zaman kalmış.
Kör adam konuşmasına devam etmiş:
' Çobanım, canım çobanım, gömleğini hele bir çıkar da, gömleğini gözlerime süreyim, gözlerime süreyim ki bende görebileyim… '
Çoban cevap vermiş;
' iyi ama benim gömleğim yok ki! '
Çoban dertsiz olmasına dertsizmiş ama bir gömleği de yokmuş }}

İşte mes'ud olup olmamak da tamamen göreceli bir kavramdır.
Her şeyin maddiyattan ibaret olduğunu düşünen daima yanılırken; yetinmeyi bilen ve maneviyata önem veren, daima mes'ud olur.
Bu konuda Schoupenhauer'in bir vecizesi vardır; '' ne kadar çok mala sahip olursak, o kadar fazlasını isteriz. Zenginlik deniz suyu gibidir; içtikçe susuzluğumuz artar. Sonunda biz mallara değil, onlar bize sahip olurlar. ''


- Görecelik kavramında '' değer '' konusu da çok önemlidir.
İnsanlar ne yaparlarsa yapsınlar, hanelerine belli bir değer yüklenemez.
Çünkü değer insanların üzerinde değil, o insanlara bakan gözlerdedir.
Dolayısıyla bir kişi, herkesin gözünde farklı değerde olur.
Meselâ; bir insanın vefat ettiğini ve tek bir fotoğrafının olduğunu düşünelim.
Bu ölen kişiyi tanımayan birisi, fotoğrafı yerde görse; tenezzül edip de bakmaya gerek duymaz.
Halbuki vefat edenin yakınları için o resim dünyalara bedeldir...

Dolayısıyla beni hiç tanımayan birisi için bu sitede yazılanların hiçbir önemi olmayabilir.
Hiçbir öneminin olmaması; gerçekte de önemsiz olduğunu göstermez.
Çünkü bir başkası için yazdığım tek kelime bile dünyalara bedel olabilir.
İşte bende hislerimi ve düşüncelerimi değerli bulanlara hitaben yazarken, aynı zamanda Ferhat Pusa kimdir sorusunun da cevabını veriyorum...


Ayrıca insanların hususi hayatlarını etkilememek adına, isimler ekseriyetle uydurularak aktarılacaktır..
Sizler de eğer hislerinizi ve düşüncelerinizi aktarmak isterseniz; yorum kısmından hüviyetinizi açık veya gizli bir şekilde beyan edebilirsiniz...

Sözü daha fazla uzatmadan girizgâh'ımı çok beğendiğim bir hikayeyle sonlandırıyorum;



Bir adam çok sevdiği kadına şiirler yazıyordu.
Sonra o kadın ansızın onu terk etti.

Adam kadının ardından şiirler yazmaya devam etti.
Daha çok yazdı. Ve günün birinde çok ünlü bir şair oldu.

Yıllar sonra kadının yaşadığı kente gitti ve büyük bir şiir dinletisi sundu.
Dinleti bittiğinde uğruna şiirler yazılan kadın kolunda kocası ile çıkışa geldi ve adama “merhaba” dedi.

Adam ona sıradan bir insana bakar gibi baktı.
Kadın, “beni tanımadın mı” dedi.
Adam, “hayır tanımadım” dedi.
Nasıl tanımazsın!
Uğruna şiirler yazdığın kadınım ben;
Seni şair yapan kadın...

Adam kadının gözlerine baktı ve şöyle dedi.
Kerâmet sende olsaydı, o koluna taktığın adam da şair olurdu..."



1996
1997
1997
1998
1999
2001
2002
2003
2009
2012 -1
2012 -2
2012 -3
Yorumlar
İsim / Soyisim
ERCÜMENT İSTANBUL
SEN DÜRÜST OL HAYAT SANA BAŞARIDA VERİR MUTLULUKTA
MEHMET MİSLİ
TEBRİKLER ÇOK BEĞENDİM HER GÜNÜN AYDINLIK OLA.
gül
""" SENiN COK GÜZEL YERLERDE OLACAGINI BiLiYORDUM KARDESiM VE KALBiM HiC YANILTMADI BENi...EN GÜZEL YERLERDESiN UMARIM HEP OLMAK iSTEDiGiN YERLERDE OLURSUN ...HEP SENiNLEYiZ KARDESSS YOLUN ACIK OLSUN AMiNNN """
GÜL
BEN HEP BiLDiM SEN YÜRÜDÜGÜN YOLDA BASARILI OLACAKSIN ...HiSLERIM BENi HiC YANITMAZ KARDESiM VEDE YANILTMADI...UMARIM BUNDAN SONRAKi HAYATINDA HER ZAMAN ÖNÜN ACIK ALLAHIM YANINDA OLUR....
murat okumuş
tanımam etmem,ama nedensiz bir sempati var sana karşı,yazı güzeldi,allah yar ve yardımcın olsun
Nihan
Basarili
8
İnsanları dış görünüşleriyle degerlendırmemek gerekıyomus.!farklı bı karakter oldugun ortada, bır kadarda esrarengiz.Guzel paylasım olmuş ayrıca .!!!
hakan kozan
Şahane bir yazı.Sizi tebrik ederim.
Bir dost
Yazdığın yazıyı elimde kahvem dışarıda yağmurlu bi hava varken okudum ağlamamak elde degil nasıl bir dünya nasıl bir adalet bu ferhat ? Seni her daim takip edeceğim unutma beni ...Z
mehmet yılmaz
Bu şair sezai karakoç sanırım :)
Savas Faruk tunç
Senin ne kadar temiz yürekli olduğunu biliyordum. Bunları düşünen biri kötü olamaz. Bazen Twitter dan gezi olayları ile ilgili seninle çelişsekde hiç önemli değil. Seninle tanışmak nasip olmadı ama seni sitenden takip etmek bile tanımama yetti. Epeydir takipçinim sen bu camiada olsanda veya başka bi camiada da bulunsan senin hep yanında olmaya devam edeceğim. Görüşlerimiz farklıda olsa. :))
ismail turan
kardeşim ferhat seni çok yanlış tanımışım yazdığın şu satırları okudum ve çok etkilendim bende senin bir üyenim zaman zaman iyi tahmin vermediğinde sana çok kızdım hatta mesaj gönderdim hakaret içerikli bunun içinde uyarı aldım seninde bazı tahminciler gibi at sakladığını düşünüyordum ama şu yazıyı okuduğumda senin ne kadar berrak ne kadar temiz bir kişiliğe sahip olduğunu gördüm bu mesajı yazmamın nedeni beni affetmeni hakkını helal etmeni istiyorum benden çok küçüksün ama benden çok olgunsun kendini yetiştirmiş irfan bir kişliğin var buna çok memnun oldum sana hayatında dahada başarılar diliyorum hoşçakal kardeşim .
İsmail mencik
Selam ustam tebrikler
TUFAN KÜRKLÜ
TEBRİKLER
volkan
1.kayıp tasındık benı gormeye geldıgınden bıle haberım olmadı (10 gun oncesıne kadar) 2.kayıp evlenelım dedı cok erken dedım alılesı evlendırıp almanyaya gonderdı 3.kayıp tam 7 sene suren beraberlık ve dugune kalan 14 gun oncesı olunan bır amelıyat ve 6 ay sonra kara toprak ve hayatımda hıc olmadıgım kadar ben olmayan kısı ıle 1 yıl psıkolejık olarak gerı donme cabası ve neden ben dıyerek gecen seneler hiç bir güzelliğin sonsuza dek surmedıgı ve cazasız kalmadıgı bır dunya..
Ferhat PUSA
Sevgili Ali kardeşim, tahminlerime www.ganyan.com.tr sitesinden devam etmekteyim. Selamlar.
Ali Demir
Abi sen tahmin olayına ara mı verdin, yoksa bıraktın mı?
Murat songuler
Şair güzel demiş:))
Erkan YEŞİLYURT
NE İŞ YAPARSIN SEN DEDİİİ.. HAMALIM BEN DEDİM"NASIL YANİ DEDİ,,ELİMDEN TUTMASINI BİLENİN..YÜREĞİNİ TAŞIRIM DEDİM." yani sevgili ferhat şirinin senin elinden tutmasini bilememis,,elinden tutmasini bilenin YÜREĞİNİ TAŞİYACAĞINA İNANİYORUM..sevgiyle kal
Ayhan DALAY
Bir dizi kapılardan geçmiyormuyuz bu hayatta, kısaca feleğin çemberinden, hepimiz satırlarından bir pay biçiyoruz kendimize.Dizelerine sağlık
alicantürk
tebrikler ustam
refik yurtkuran
kardeşim seni tanırım , iyi bir arkadaşımsın, sana her zaman değer veririm...
kemal berk
kitabı bekliyoruz.
Erkan Özcan
Abi her daim klavuzumdun, çok iyi oldu her şeyi paylaşman
Fay
Duygu yüklü satırlardı okuduklarım. Yaşanmışlıkların dışavurumu. 2000'li yılların başında yaşadıklarımı hatırlattın bana...Yüreğine sağlık.